piwik no script img

CHP vekili İbrahim Kaboğlu mahkemede„Hukukçu olarak utanç duyuyorum“

Anayasa profesörü İbrahim Kaboğlu, barış bildirisine imza attığı için hakim karşısındaydı. Davanın siyasi bir dava olduğunu vurgulayan Kaboğlu'nun talepleri reddedildi.

“Bu Suça Ortak Olmayacağız“ bildirisine imza attığı için “Silahlı terör örgütünün basın yoluyla propagandasını yapmak“ suçundan 7 yıl 6 aya kadar hapis cezasıyla yargılanan CHP İstanbul Milletvekili Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu’nun davası Çarşamba günü Ankara 18. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü.

Milletvekili olması sebebiyle davası Ankara'da görülen İbrahim Kaboğlu, aynı zamanda dokunulmazlığa sahip. Bu nedenle duruşmaya katılmama hakkı olsa da savunma yapmaya gelen Kaboğlu: “40 yıllık akademisyen, bir yargı mensubu ve bir milletvekili olarak hukuka olan inancım nedeniyle buradayım“ ifadelerini kullandı.

Aynı zamanda anayasa profesörü olan Kaboğlu, mahkemede İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi’nin verdiği yetkisizlik kararının Anayasa’ya aykırı olduğunu belirtti. OHAL'de çıkartılan KHK’nın kanun olamayacağını anlatan Kaboğlu şunları söyledi:

“KHK’nın çıkartıldığı dönem ile benim suçlandığım zaman arasında fark var. Düzenleme 2018’de yapıldı. Suçlandığım metin ise 2016’da kamuoyuna duyuruldu. Burada düzenlemeyi geçmişe uygulama çabası var. Burada İstanbul’da 2 yıl önce başlatılan savcılık kovuşturmasından bu güne gelinceye kadar siyasal gidişatın gölgesi söz konusudur.“

„Bu bir barış çağrısıdır“

Davanın usul yönünden de hukuka aykırı olduğunu vurgulayan Kaboğlu, davanın açılış tarzı ve yürütülme şeklinin Anayasa'nın yaklaşık 20 maddesine aykırı olduğunu ifade etti. Kaboğlu, imzacısı olduğu barış bildirisi hakkında da şunları söyledi:

“Bu bir barış çağrısıdır, şiddet içermemektedir. İfade özgürlüğünden yararlanan bir metindir. Sözcüklere katılmayabilirsiniz. Bir kolektif metinde tüm kavramların kişiler tarafından onaylamasını bekleyemezsiniz. Burada metnin özüne bakmak gerekir.“

Mahkemenin yetkisizlik kararı vererek dosyayı yeniden İstanbul’a gönderilmesini talep eden Kaboğlu, “Ben hukuka inancımı yitirmedim, yitirmeyeceğim. Türkiye derin bir hukuk krizi yaşamaktadır ve bu bir beka sorunudur. Sizlerin vereceği yetkisizlik kararı hukukun normalleşmesine katkı sağlayacaktır“ dedi.

Mahkeme heyetinin talebi reddetmesinin üzerine Kaboğlu, usul yönünden itirazlarına devam etti. Savunmasını ayakta yapan Kaboğlu, “Oturarak konuşabilirsiniz, bizim şekilci bir tavrımız yok“ diyen heyete “Zul olan burada sanık olmamdır. Ben saatlerce ayakta kalabilirim“ cevabını verdi.

„Bu sürece tabi tutulmam anayasayanın ihlalidir“

“Hiçbir zaman şiddet çağrısı, ırkçılık söylemlerim olmadı. Tam tersine barış, birliktelik, insan haklarına dayanan cumhuriyet için çağrım olmuştur. Böyle bir kişi için yapay bir iddianame düzenleyerek bu şekilde bir sürece tabi tutulmak Anayasa’nın ihlali anlamına geliyor“ diyen Kaboğlu, milletvekili olduğu için davanın durdurulmasını talep etti. Ayrıca 694 sayılı OHAL KHK’sı ile yeniden düzenlenen Ceza Muhakemesi Kanunu 161/9 ve geçici 3. maddesinin Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi’ne gönderilmesini talep etti.

Anayasa Mahkemesi’ne gönderilmesi talep edilen madde, milletvekillerinin 1 Şubat 2018’den haklarında açılan soruşturma ve kovuşturmaları yürütmede Ankara’daki mahkemelerin yetkili olduğunu hükmediyor.

Savcı mütalaası iki talebin de reddi yönünde karar verilmesini talep ederken, mahkeme de Kaboğlu’nun milletvekilli seçilmesinin yargılandığı suç bakımından yasama dokunulmazlığı sağlamayacağını belirterek savcı mütalaasını kabul etti. Bu durum tutanağa “dokunulmazlığı kendiliğinden kaldırılmıştır“ şeklinde geçildi.

Bu karar başta Kaboğlu olmak üzere salondaki avukatları şaşırttı. Anayasa’ya göre, mahkeme bir milletvekilinin dokunulmazlığının düşürülmesine karar veremez; bu karar Meclis’e aittir. Kaboğlu karar ile ilgili “Bu dava siyasal bir davadır ve hukukçu olarak utanç duyuyorum“ ifadelerini kullandı. Duruşma 18 Temmuz’a ertelendi.

50.000 Menschen beteiligen sich bei taz zahl ich – weil unabhängiger, kritischer Journalismus in diesen Zeiten gebraucht wird. Weil es die taz braucht. Dafür möchten wir uns herzlich bedanken! Ihre Solidarität sorgt dafür, dass taz.de für alle frei zugänglich bleibt. Denn wir verstehen Journalismus nicht nur als Ware, sondern als öffentliches Gut. Zahlen muss niemand, aber guter Journalismus hat seinen Preis. Und immer mehr Leser*innen machen mit und entscheiden sich für eine freiwillige Unterstützung der taz! Dieser Schub trägt uns gemeinsam in die Zukunft. Denn wir suchen wir auch weiterhin Ihre Unterstützung. Setzen auch Sie jetzt ein Zeichen für kritischen Journalismus und unterstützen Sie die taz – schon ab 5 Euro. Jetzt unterstützen

0 Kommentare