Demirtaş duruşması: Mahkeme Demirtaş'tan kaçıyor mu?

399 gündür tutuklu bulunan, 142 yıl ile yargılanan ve mahkemeye getirilmeyen HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın tutukluluğunun devamına karar verildi.

Foto: İrfan Aktan

Ankara’nın uzak ilçelerinden Sincan’da bulunan Sincan Cezaevi kampüsü içinde yer alan mahkeme salonunun önünde yüzlerce insan içeri girmek için hapishane kapısını zorluyor. Soğuk bir Ankara sabahında Türkiye’nin çeşitli illerinden gelip mahkeme salonuna girmeye çalışanlar arasından bir kadın, kendisini engellemeye çalışan polis memuruna “başkanımın yüzünü görüp hemen çıkacağım“ diyor. Ancak içeri girse bile 399 gündür tutuklu bulunan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ı görmesi imkânsız. Çünkü Demirtaş, “güvenlik gerekçesiyle“ yargılandığı mahkemeye getirilmedi. Mahkeme salonuna kamerayla bağlanma kararını ise kendisi reddetti.

Zira Demirtaş, kendisine yöneltilen suçlamalara mahkeme salonuna getirilerek yanıt vermek istiyor. Dolayısıyla mahkeme Demirtaş’sız görülürken, onu savunan yüze yakın avukat, müvekkillerine yönelik suçlamaların bulunduğu toplam 43 klasör dolusu iddiayı çürütmeye çalışıyor. Aslında 4 Kasım 2016 tarihinde memleketi Diyarbakır’da akşam saatlerinde gözaltına alınıp daha sonra tutuklanan Selahattin Demirtaş’ın “ana davası“, yani tutuklanmasına gerekçe gösterilen esas davası tuhaflıklarla dolu.

Demirtaş 4 Kasım’da Diyarbakır’da gözaltına alındı, Türkiye’nin en batı şehri olan Edirne’deki cezaevine kondu ve yargılandığı dava da Ankara’da görülüyor. Üstelik de 15 Temmuz darbe girişimini gerçekleştirdiği iddiasıyla tutuklanan sanıkların yargılanması için inşa edilen devasa bir salonda.

Yurttaşlar ve yabancı basın alınmadı

Avukatların, dışarıda bekleyen yurttaşların ve yabancı basın mensuplarının içeri alınması talebi ise reddedildi. Demirtaş’ın deneyimli avukatlarından Ercan Kanar’ın bu kararın uluslararası kamuoyunun davaya ilişkin merakını daha da artıracağını söylemesi de sonucu değiştirmedi. Mahkeme başlamadan hemen önce ayaküstü konuştuğumuz Demirtaş’ın avukatlarından Bayram Aslan ise, yargılamayı bir hukuk garabeti olarak değerlendirdiğini söyledi ve ekledi: “Bu dava Demirtaş hakkında hazırlanan 31 ayrı fezlekenin toplamından oluşuyor. Oysa her 31 fezleke de dokunulmazlığı olan bir milletvekilinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yaptığı ve daha sonra çeşitli etkinliklerde tekrarladığı konuşmaları üzerine hazırlanmış.

Türkiye Anayasasının 83/1 maddesine göre bir milletvekili yaptığı konuşmalardan ötürü yargılanamaz. Ama Demirtaş yargılanıyor, üstelik tutuklu olarak. Peki neden? Mahkeme başlarken söz alan savcı Demirtaş’ın tutukluluk halinin devamının “kamu güvenliği“ açısından gerekli olduğunu iddia ediyor. Mahkemede Demirtaş’ın hukuki değil siyasi sebeplerle yargılandığını ifade eden avukat Mahsuni Karaman’a göre bu yargılamanın arkasında Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan var.

96 ayrı dosya

Bir gün bu yargılamalar incelendiğinde Demirtaş davasının hukuk açısından “talihsiz örnek“ olarak anılacağını ifade eden Avukat Ercan Kanar müvekkili hakkındaki fezlekelerin çoğunun Kürt sorunuyla ilgili 2013’te başlatılan “çözüm sürecinin“ bitmesiyle birlikte hazırlandığını hatırlattı. Kanar’a göre Demirtaş ve diğer HDP’lilerle ilgili operasyon, HDP’nin başkanlık sistemine izin vermeyeceğini açıklamasına ve 7 Haziran 2015 tarihinde gerçekleştirilen seçimlerde yüzde 13 oranında oy almasının intikamına dayanıyor.

Demirtaş aslında konuşmalarından ötürü yargılansa da kendisine yöneltilen suçlamalar çok ağır. Terör örgütü kurmak ve yönetmek, suç ve suçluyu övmek, halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmek, 2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet etmek bu suçlamaların başında geliyor. Öte yandan Demirtaş hakkında toplam 96 ayrı suçlama dosyası bulunuyor. Bu dosyaların bazılarıyla ilgili daha önce duruşmalar gerçekleştirilmiş ancak Demirtaş bunların hiçbirinde mahkeme salonuna getirilmemişti.

Görüştüğümüz HDP’liler haklı olarak soruyor: “4 Kasım 2016 tarihinde ‚mahkemeden kaçıyor‘ denilerek geceyarısı evinden gözaltına alınan Demirtaş mı mahkemeden kaçıyor, yoksa mahkemeler mi Demirtaş’tan kaçıyor?' Gazetecilerin mahkeme salonuna bilgisiyar, telefon ve ses kayıt cihazı sokması yasak olduğu için sadece mahkeme dışından haber yazılabiliyor.

Bu haberi yazmak için dışarı çıkarken avukatlardan birine “Bugünkü duruşmadan nasıl bir sonuç çıkar“ diye soruyorum. “Biz savunmamızı yapıyoruz ama bugünkü yargılamadan hiçbir sonuç çıkmayacak“ diyerek kestirip atıyor. Savunmaların ardından mahkeme heyeti, Demirtaş'ın bir sonraki celse duruşmada hazır edilmesine ve tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmanın 14 Şubat 2018 tarihinde görülmesine karar verdi.

Einmal zahlen
.

Fehler auf taz.de entdeckt?

Wir freuen uns über eine Mail an fehlerhinweis@taz.de!

Inhaltliches Feedback?

Gerne als Leser*innenkommentar unter dem Text auf taz.de oder über das Kontaktformular.

Gazeteciliğe 2000 yılında Bianet’te başladı. Sırasıyla Express, BirGün, Nokta, Yeni Aktüel, Newsweek Türkiye, Birikim, Radikal ve birdirbir.org ile zete.com web sitelerinde muhabirlik, editörlük veya yazarlık yaptı. Bir süre İMC TV Ankara Temsilciliği’ni yürüttü. "Nazê/Bir Göçüş Öyküsü" ile "Zehir ve Panzehir: Kürt Sorunu" isimli kitapların yazarı. Halen Express, Al Monitor ve Duvar'da yazıyor.

Das finden Sie gut? Bereits 5 Euro monatlich helfen, taz.de auch weiterhin frei zugänglich zu halten. Für alle.

Bitte registrieren Sie sich und halten Sie sich an unsere Netiquette.

Haben Sie Probleme beim Kommentieren oder Registrieren?

Dann mailen Sie uns bitte an kommune@taz.de