piwik no script img

19 Mayıs'taSözcü Gazetesi'ne operasyon

Sözcü Gazetesi'ne sabah saatlerinde operasyon yapıldı. Yıllardır Gülen yapılanmasına karşı yayınlar yapan gazetenin „Fetö'cülükle“ suçlanması yurttaşların büyük tepkisini çekti.

Basına yönelik baskının günden güne arttığı Türkiye'de bu kez hedef, laik yayın politikasıyla bilinen Sözcü Gazetesi oldu. Sabah saatlerinde Sözcü Gazetesi'nin imtiyaz sahibi Burak Akbay'ın evine emniyet güçleri baskın yaptı. Akbay'ın yanı sıra www.sozcu.com.tr sorumlu müdürü Mediha Olgun, mali işler müdürü Yonca Kaleli ve muhabir Gökmen Ulu hakkında „FETÖ’ye üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işledikleri“ iddiasıyla gözaltı kararı çıkarıldı. Mediha Olgun gözaltına alındı.

Laik ve Atatürkçü çizgisiyle Türkiye'de hala muhalif yayınını sürdürebilen sayılı kuruluşlardan biri olan Sözcü'ye yapılan operasyona yurttaşlar büyük tepki gösterdi. Sözcü'ye yapılan baskının tarihi de oldukça manidar. 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı'nın kutlandığı bu tarihte, Atatürkçü ve laik çizgisiyle yayınına devam eden bir gazeteye dinci örgüt „FETÖ“ adına suç işlediği iddiası yöneltildi.

Bu tarih akıllara 29 Ekim 2016'da yayınlanan 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'yi de getirdi. Geçen sene Cumhuriyet Bayramı'nda 15 ajans, gazete ve dergi kapatılmış, basına büyük bir darbe vurulmuştu.

Sözcü Gazetesi'ne yönelik bir operasyonun gerçekleştirileceği uzun süredir konuşuluyordu. Hatta bu konuda gizlilik kararı verilen bir iddianame hazırlandığı da biliniyordu. Sözcü'nün avukatı Celal Ülgen, „bahsi geçen iddianeme için 6 kez savcı değiştiğini, Batman'dan gelen son savcının ise herhangi bir suç şüphesi olmamasına rağmen operasyon düğmesine bastığını“ aktardı.

Mustafa Büyüksipahi

gazeteciliğe 1999 yılında Akşam Gazetesi'nde başladı. Bugün(Tercüman) ve Habertürk gazetelerinde çalıştı. 2016'dan beri Sözcü Gazetesi'nde çalışıyor.

Sabah saatlerinde başlayan polis operasyonunu öğrenen Sözcü çalışanları, dayanışma sergilemek adına izinli olanlar dahil görevlerinin başında hazır bulundu.

Operasyona, yurttaşların yanı sıra sanat camiasının ünlü isimleri de tepki gösterdi. Tiyatrocu Orhan Alkaya, „Türkiye umarım tekrar bir hukuk devleti olur“ sözleriyle kaygısını dile getirirken, sanatçı Levent Üzümcü de, „Köprü yapmakla olmuyor, insanlar huzurlu değil“ açıklamasını yaptı. Orhan Aydın ise „Halkın sözcüsü Sözcü Gazetesi'ne yapılan bu baskı kabul edilemez“ dedi.

Sözcü Gazetesi'ni hedef alan operasyona yönelike tepkiler, sosyal medyada dile getirildi. Binlerce tweet ve paylaşımla Sözcü'ye uygulanan baskı protesto edildi. CHP Milletvekili Mahmut Tanal, sabah erken saatlerde www.sozcu.com.tr'nin merkezine gelerek destek oldu. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da Sözcü Gazetesi'nin Halkalı'daki merkezini ziyaret etti.

Die taz schreibt, redet und diskutiert für Pluralismus und eine freie, offene Gesellschaft – besonders jetzt, wo der Rechtsextremismus weiter erstarkt und demokratische Institutionen angreift. Dort wo rechtsextreme Kräfte an Zustimmung gewinnen, wächst auch die Befürchtung vor zunehmenden Angriffen und Diffamierungen gegen Gegner*innen extrem rechter Politik. Besonders selbstverwaltete Orte spüren diesen Druck, dabei brauchen wir gerade jetzt Orte der Kritik, (Sub)Kultur und der Solidarität. Gerade jetzt müssen wir zusammenhalten und uns solidarisch mit denjenigen zeigen, die sich vor Ort für eine starke Zivilgesellschaft einsetzen. Die taz kooperiert deshalb mit „Alles beginnt im Zentrum". Die Kampagne unterstützt bundesweit linke, selbstverwaltete Orte und baut einen solidarischen Fonds für deren Schutz und Erhalt auf. Eine offene Gesellschaft braucht guten, frei zugänglichen Journalismus – und zivilgesellschaftliches Engagement. Finden Sie auch? Dann machen Sie mit und unterstützen Sie unsere Aktion. Jetzt unterstützen

0 Kommentare